Delege saçımı! PDF Yazdır e-Posta

Hem siyaset hem de siyasete alet olan kişiler adına üzüntü verici bir süreç olduğunu düşündüğüm “delege seçimleri” için az çok siyaset bilen veya siyasetle ilgilenen ya da bir zamanlar ilgilenmiş herkesin kendine göre söyleyeceği şeyler muhakkak vardır. Bilinçli yorumcuların kesiştiği ortak fikir; delege seçimlerinin bir tiyatro oyununu andırması nedeniyle “Siyasi Partiler Yasası” için köklü bir değişiklik yapılmasının şart olduğu yönündedir. Bazen ayakkabı kutularının bile sandık olarak tercih edildiği delege seçimlerinin önemi büyük olmasına rağmen uygulama usulü açısından gelişi güzel yapılıyor olmasının sebebini ise hala anlamış değilim. Bu arada delege seçimlerine has eleştirim iktidardaki Ak Parti’de içinde olmak üzere CHP, MHP gibi tüm siyasi partilere yönelik olduğunun da altını çizmek isterim.




Yazımın girişinde kullandığım “siyasete alet olan kişiler” ifadesinden kastım; kongreden kongreye aranıp sorulan parti üyelerini seçimden seçime aranıp sorulan vatandaşlarımıza benzetmemdir.


Delege seçimleri bir nevi kongreye hazırlık çalışmasıdır. Kongre delegelerinin seçildiği bu aşamada kayıtlı üyeler kayıtlı bulundukları belde, köy veya mahalle delegeleri için oy kullanırlar. Kayıtlı üyelerinin tamamı oy kullanabileceği gibi delege seçimlerinin geçerli olabilmesi için yasada ön görülen çoğunluğun sağlanması da kâfidir.


Günümüzde delege seçimleri için izlenen usul ve uygulamalara dikkat edecek olursak aday veya aday olması muhtemel isimler kendisini destekleyecek kişileri seçerek hazırladığı listelerin kazanması için çabalar. Liste bir olur, iki olur, üç olur. Bu hiç fark etmez. Aslına bakarsanız delege seçimleri “siyasete alet olan kişiler” açısından bir tür eleme etabıdır. Onlar oyunu kullanır ve bir başka delege seçimine kadar unutulurlar. Daha sonra sahneye “kongre delegeleri” çıkar.


“Delege; nedir, nasıl olunur, ne işe yarar?” Her siyasi partide bu soruların cevabını bilmeyen üye sayısının bilen üye sayısından daha fazla olduğu kanısındayım. Ve birçok üyenin bunları bilmiyor olması bazılarının hoşuna gittiği gibi bu durumun keyfini bile çıkarttıklarını düşünüyorum. Aslına bakarsanız değişmesi istenen “Siyasi Partiler Yasası” filan hikâye… Önce kafaları değiştirmek lazım diye düşünüyorum. Ben mevcut delege seçimlerini tarlaya tohum saçma işine benzetiyorum. Çiftçi tarlaya tohumu saçar ve hasat zamanını bekler. İşte şimdi de bazıları kongre için delege saçıyor. Saçıyor ki o tohum yarın el verip kol verip onu koltuğa taşısın.


Çoğulcu, katılımcı politikalar üretip bireysellikten uzak bir siyaset anlayışı önce bilinçlere daha sonrada uygulamaya yerleşmediği sürece delege seçimlerinin “delege saçımı” olmasının önüne geçemeyiz diye düşünüyorum.


Bunlar hep güzel bir temenni olarak kalsa da beklentilerimizi dillendirmeden edemiyoruz. Bugün siyaseten içinde bulunduğumuz durum yıllardır tabandaki halkın o veya bu şekilde siyaseten kullanılması yüzündendir. Her kim olursa olsun maalesef fikrinden çok oyu önemseniyor. Bana göre bu düpedüz “Oy ver fikrin lazım değil!” duruşudur.

 

 


Bizim politikacılar delegeyi saça dursun bakalım hasadını kim toplayacak. Ne demiş, Necip Fazıl? “Tohum saç, bitmezse toprak utansın!”

 

Mustafa Ali Fırtına

 

(26.01.2012 tarihinde www.egedesonsoz.com haber sitesinde yayınlanmıştır.)

 

ATATÜRK KÖŞESİ

SPONSOR BAĞLANTI


ANKET

Basım için hazırlamakta olduğum kitabımın adı "SABIK ALİ" sizin için ne ifade ediyor?
 

SİTE İÇİ ARAMA