Sevmeyi Bilen Sevgiliye... PDF Yazdır e-Posta

            Bom boş bir sokak düşle şimdi, içinde yalnız ben… Anılarımla baş başa , ömrümü adımlıyorum… İstediğim yalnız sen; hayalinle bir başıma mutluluğu arıyorum. Elimde sigara durmadan içime çekiyorum… Bu gün bir başkayım be sevgili… Sensizliği düşünüyor, düşünmeden edemiyorum… Yine yollar girecek aramıza, yine ayrılık, yine keder ve yine acı… Yine buruk bir el sallama belki de sallayamama… Belki biraz gözyaşı… Neden, niye ve kime bu yolculuk diye sormadan, kabullenmek ayrılığı… Ve sanadır ağıtlarım ve sana bu yakarış… 

           Dur! Gitme! Diyemiyorum sana… Yalnız kalmak anlatılmaz, yaşanılmaz yalnızlık… Ve seni göndermek uzaklara, buralarda seni yaşamak hayalinle… Ellerini tutamamak sana dokunamamak sensiz olmak ne zor ah ne acı… Ve sen sevgili kim bilir ne haldesin şimdi… Senin gözyaşlarında akıyor mu? Yollara kızıyor musun? Peki lanet ediyor musun kadere… Söyle bu gitmeler canını yakıyor mu?

 

          Ayrılık yazılmış bir kere hatta bir çok kere alnımıza… Ayrılık kaçınılmaz, ayrılıktan kaçılmaz gülüm… Sana son bir kez sarılamamanın acısı bacaklarımı titretiyor… Daha bir çok acısını yazmıyorum, içimi burkutan, canımı acıtan bu hayatın… Bak yüzüm , yüzüm gülüyor gidişine… Bu gidişin, gelişini bekliyor ağlayan yüreğim. Gönlüm senle dolu sevdiğim yalnız seni bekliyor, yalnız seni özlüyorum… Özledikçe daha bir seviyor, sevdikçe daha bir korkuyorum gülüm…

 

          Bom boş bir şehir düşle şimdi… Bom boş ve kocaman bir Ödemiş, içinde yalnız ben… Işıkların boşluğa yandığı bir gecede karanlıkları arayan ben… Ayrılıkların, hasretlerin adamı ben… Üşüyorum gülüm. Sensizim. Sevgisizim. Sesini duymak, kokunu duymak istiyorum. Göz yaşlarının bana aktığını görmek… Onları parmaklarımda hissetmek istiyorum.

 

         Gidiyor, terk ediyorsun bu şehri ve şehirdeki yalnız beni… Bense hıçkırıklarını bugünden duyuyorum sanki… Yolun açık olsun sevgili… Gittiğin yerler gülle dolsun… Umut olsun gittiğin kentin sokaklarında… Nereye gidersen git, kalbinde yalnız ben olsun, seni yalnız seni seven “Mustafa” olsun…

 

 

*                      *

 

Merhabalar efendim;

 

          Bu gün benim doğum günüm, iyiki doğmuşum diyorum kendime… İyiki varolmuşum. Böyle bir günde yazıyor olmanın keyfinin yanında sevdiğimi başka bir şehre yolcu etmenin acısını taşıyorum içimde… Bir çoğumuz biliriz sevdiklerimizi yola vermenin hüznünü… Ancak; oğlunu askere yollayan bir ana, eşini ekmek parası uğruna gurbete yollayan bir kadın, kızını gurbete gelin eden bir baba anlar halimi… Ne kızım gelin oluyor nede oğlum asker…İyiki doğmuşum diyebilmeme sebep olan birkaç insandan biri, hayatımın anlamı gidiyor…

 

Allah’a şükürler olsun koşuyor, konuşuyor, gülüyor, ağlıyor, duyuyor, oturuyor, kalkıyor, seviyor ve seviliyorum. Allah sevdiklerimizi vakitsiz almasın kalbimizden, vakitsiz göndermesin dönüşü olmayan yollara…

Mustafa Ali FIRTINA

 

(Ödemiş Üç Eylül Gazetesi' nin 27.09.2004 tarihli sayısında yayınlanmıştır.)

 

 

 

ATATÜRK KÖŞESİ

SPONSOR BAĞLANTI


ANKET

Basım için hazırlamakta olduğum kitabımın adı "SABIK ALİ" sizin için ne ifade ediyor?
 

SİTE İÇİ ARAMA