GÜNÜN SÖZÜ
Bir haksızlık gördüğünüzde
müdahale etmezseniz;
Önce hakkınızı, arkasından
şerefinizi kaybedersiniz.
| Ödemiş Belediye Başkanı Mahmut Badem ile Mustafa Ali Fırtına Röportajı |
|
|
|
|
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Sevgili Başkanım öncelikle bu röportaj dolayısı ile oldukça yoğun olan programınızdan fedakarlık yaparak okuyucularımız için bana ve gazetemize dolayısı ile Ödemiş halkına ayırdığınız değerli zamanınızdan dolayı teşekkür ederim.
A.MAHMUT BADEM : Ödemiş halkı adına bilgilendirmeye dayalı güzel yazılarınız için vatandaşlarımız adına ben size teşekkür ederim. 28 Mart 2004 yerel seçimleri ile siyasete başladım. Daha öncesinden mesleğim ve konumum itibarı ile herhangi bir siyaset deneyimim olmadı. Günlük siyaseti her noktada takip ettim. Her aydın insanın yapması gerektiği gibi siyaset hangi şekilde yapılmalı sorusu üzerinde durdum. Siyasilerle işimizin gereği çok uzun süreli olarak çalıştık.
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Halen iktidar partisi olan ve yapılan son genel seçimlerde Türk Milletinin büyük çoğunluğunun desteğini almayı başaran Adalet ve Kalkınma Partisinden Ödemiş Belediye Başkanı seçildiniz. Sizi siyasetin içinde olmaya iten sebepler nelerdi? Neden AKP desem?
A.MAHMUT BADEM : Yukarıda saydığınız vasıflar bu makamlar için doğru vasıflar… Şimdi ben kendimde var ve kendi adıma bunları yapabilirim dersem belki haddimi aşmış olabilirim. Kabulün yada takdirin halkımızca yapılması lazım. Çok doğru bir teşhis. İnsanlar ve makamlar gelip geçici, ben 30 yıl kamuda çalıştım. 18 yıl Türkiye’ nin göz bebeği bir kurumun Bölge Müdür Yardımcılığı, Bölge Müdür Vekilliğini yaptım. Dolayısıyla makamın geçici olduğunu ve hep masanın karşısını düşündüm. Burada da geldiğim günden itibaren hep masanın karşısını düşünerek hareket ettim. Yarından sonra bu makamları bıraktığınızda insanlar sizi iyi bir şekilde anmalı. Bizde bu anlamda Ödemiş’ in ve Küçük Menderes'in kaderini değiştirecek işler yapıyoruz.
A.MAHMUT BADEM : Eksikliğini hissettiğim konu Ödemiş’te yer alan 2 yüksekokula ilaveten farklı yüksekokullar açılması yada mevcut yüksekokullara ilaveten farklı bölümler oluşturulmasıdır. Sosyal ve kültürel hayatın gelişimini sağlamak için bu kentte yaşayan öğrenci sayısının dolayısıyla genç sayısının artması gerekiyor. Bunun içinde mevcut yüksekokulların öğrenci sayısı ve kapasitelerinin hızla arttırılması gerekir. Yapamadığımız yada şu an için eksik olan kısım bu.
A.MAHMUT BADEM : Bundan önceki görevimi özlemiyorum. Burası daha farklı insanlar sizden sürekli hizmet bekliyor. İnsanların talepleri var. 165 yıllık bir kurumda çalıştım. Orada insanların iki dudağının arasındaki kurallar değişmez. Burada ise doğrudan doğruya mülki amirsiniz. Tek yetkilisiniz. Haksızlık yapmamak, insanlara eşit davranmak gibi çok ciddi sorumluluklarınız var. Eleştirildiğim taraf belki zaman zaman çok ciddi bulunuyorum.Mutlaka eleştiri vardır. Dört dörtlük insanlar değiliz. İnsanların taleplerinin hepsini de karşılayamıyoruz. Ama açık sözlüyüz. Çok açık sözlü davranıyorum. Ne diyorum? Bunu yapamam diyorum. Biliyorsunuz; kahve toplantılarında insanlarımıza ulaşıyoruz. Burada gelen taleplere hemen yapılabilir, orta vadede yapılabilir, uzun vadede yapılabilir yada hiç yapılamaz diyorum. Yapılamaz dediğim zaman insanlar memnun olmuyor. Tabi eleştiriliyorum.
A.MAHMUT BADEM : Bunu kendi aramızda değerlendirdik. Ama bazı yaptırımlarımız var. Eski binaları pek değiştirme şansımız yok. Özellikle eski binaların bir çoğu şu anda kentsel sit alanı içerisinde ve tescilli binalar, yıkılsa bile aynısını yapılması lazım. Onlarda bir yaptırımım yok. Boyası badanası ve sıvası eksik yarım binalarla ilgili olarak Belediyenin bir yaptırımı var. Bunun artısını eksisini ve kentin ekonomik durumu gözden geçirip yaptırılabilir. Örneğin boş bir arsa ve özellikle sarhoşlar tarafından mesken haline getiriliyor. Mülk sahibine arsanın etrafının kapatılması yönünde talepte bulunuyoruz. Kapatmadığı takdirde biz kapatıyoruz ve %20 fazlasıyla alıyoruz. Bunun örnekleri var. Boya, badana ve sıva gibi eksiklikler yönünde bir çalışmamız yok. Uygulanabilir, biraz üzerinde çalışmamız lazım. Takip edilecek diyebiliriz.
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Gördüğümüz kadarıyla inşaat olarak ilçemizdeki Kültür Park civarında büyük bir hareketlenme var. Yapım aşamasında alınan otopark ücretlerinin iyileştirilmesi devamında kentin içten yenilenmesi ve büyümesi anlamında çalışmalar yapılabilir mi?
A.MAHMUT BADEM : Kentin içten yenilenmesi gerçekten güzel bir tabir. Tabir olarak çok güzel. Kentin içten büyümesi gerekiyor. Fakat Ödemişte bundan 50 yıl sonrasına yetecek kadar alan imara açılmış. Neticede biz bir karış yeri imara açmadık. Hata yapıldıysa geçmişte bu alanlar imara açılırken yapılmıştır. Kapatma şansımızda yok. Ahrandıya çıkıp bakınız Yenikent’ten Cezaevine kadar alanının tamamı boş, kuzey boş ve bu yerlerin dolması 50 sene sürer. Ödemiş gibi otopark fakiri ve sokaklarda yürünemez hale gelmiş bir şehirde otopark ücretleri konusunda düşünmemiz yanlış olur. Kaldı ki bu ücret yasa gereği alınmaktadır. Belediye olarak bu yönde bir çalışma yapmamız mümkün olmadığı gibi bu fonda biriken para yine otopark yapımında kullanılıyor. İlgili kanun gereği yerinde çözüm önerisi de getirilmiştir. Yani bina sahibi binanın zemin veya bodrum katına otopark yaparsa bu parayı vermeyecek.
MUSTAFA ALİ FIRTINA : İlçemizde yaşayan evsiz vatandaşlarımız için belediye olarak öncülük edebileceğiniz yada tamamen üstlenebileceğiniz bir toplu konut projesi var mı?
A.MAHMUT BADEM : Türkmen Mahallesini ve Meşrutiyet Mahallesini kapsayan bir kent yenileme projesi yaptık. Bu projeyi Yıldız Teknik Üniversitesine çizdirdik. O yıl İzmir Mimarlık Dergisinde de o proje yılın projesi seçildi. Yani bu kadar da düzgün bir proje. Köprübaşından Yeni Camiye, Türk Telekom’un arkasına kadar alanı kapsayan iki mahallede mevcut tek katlı evlerle 1250 konut , 2500 konut olacak şekilde tüm sosyal alanlarla, resmi tesis alanlarıyla, çocuk parklarıyla mükemmel bir proje hazırlandı. Ama insanlarımızdan teveccüh görmedi. Biz TOKİ’ yi hemen buraya getirebilecek kadar gerek çevremizin gerekse hükümetimizin desteğine sahibiz. Ancak TOKİ bir kamu arsası istiyor. Ya Belediyeden ya Hazineden yada Vakıflardan bir arsa istiyor. Ödemiş’te kamunun Belediye ve Hazine dahil hiçbir arsası yok. Böyle olmadığı zamanda satın alarak yapacaksınız. Satın alarak yaptığımız takdirde de maliyet ucuzlamıyor. Bu nedenle “Kent Yenileme Projesi’ne” sahip çıkmamız gerekiyor. O proje hayata geçerse bahsettiğimiz alanda konut sayısının artmasına rağmen gerek yeşil alan gerekse sosyal tesisler anlamında oldukça büyük bir kazancımız mevcut olacak.
MUSTAFA ALİ FIRTINA : İlçemize uzun yıllar hizmet veren Ödemiş Otogarı ile ilgili olarak yeni bir proje hazırlığınız var mı? Var ise yapılması planlanan yeni otogarın yeri nerede olacak?
A.MAHMUT BADEM : Şu andaki mevcut Hayvan Pazarının bir kısmı yeni otogarın yeridir. Burası 1984 yılında yapılan imar planında tespit edilmiş. Yani bizden önceki dönemlerde bu tespit yapılmış. Bu döneme yetişme şansı yok. Sadece hayvan pazarı 7000 m2 küçücük bir alan bu bakımından çevresinde kamulaştırma yapılması gerekiyor. Kamulaştırılacak alanların yavaş yavaş yapılması ve çevre yolunun ortaya çıkması lazım ki bu iş yapılsın. Çevre yolu çok büyük bir proje olduğu için 4 dilim halinde ihaleye çıkarılıyor. Çevre yolu 1600 hektarlık bir araziyi kapsıyor. Şu anda 440 hektarlık alan için proje teslim edildi, kontrolleri yapılıyor.
A.MAHMUT BADEM : Aileme ciddi bir zaman ayırıyorum desem doğru olmaz. Günlük 4 ila 5 saat arasında bir uykuyla duruyorum. Ailem siyaseten değil ama sokakta hanım olarak gitmesi gereken her yerde oluyor. Ve benim doğrudan doğruya en yakın destekçim gerçektende o, hatta sokaktaki iş içinde en büyük eleştirmenim de eşimdir.
A.MAHMUT BADEM : Sizinde zaman zaman yazılarınızda bahsettiğiniz gibi Ödemiş sanayi anlamında bir treni kaçırmıştır. Beydağ Barajında gösterdiğimiz performans o gün gösterilmiş olsaydı bu gün Tire’de 30’u bulan fabrika sayısı karşısında Ödemiş’teki fabrika sayısı en azından 10 olurdu, 15 olurdu. Kaldı ki Organize Sanayi için yer seçilmesi aşamasında dönemin Belediye Başkanı ile bizzat görüştüm. Ancak bir şekilde bu hususta yeterli özen gösterilmedi. Biz seçim esnasında da seçim sonrasında da Ödemiş Tekstil arazisinin bir üniversiteye bağışlanıp buraya bir yüksekokul yaptırılması yada bütünüyle çıkacak yüksek istihdamlı bir fabrika kurulması için ortaya çıktık. Kalkınma Bankası Eski Genel Müdürü ile 2 sefer yeni Genel Müdürü ile bir sefer olmak üzere yüz yüze de konuştuk. Sayın Abdüllatif Şener’ le de bu iş için 4 kez bir araya geldik. Biz buranın Ödemiş Belediyesince satın alınmasına dair teklif de verdik. Hatta Kalkınma Bankası Genel Müdürüne bu alanın satışı konusunda Ödemiş Belediyesi’ne yardımcı olunması hususunda talimatta verildi. Ödemişli bir işadamımızın burayı alıp küçük sanayi parselleri haline getirip kazanç elde etmesi konusunda bir düşüncesi oldu. Bizim sanayi parseli olarak satılması anlamında hiçbir diyeceğimiz yok. Mevcut imar planında orası sanayi alanıdır ve sanayi alanı olarak devam edebilir. Ama buranın yani 82000 m2 alanın 5000 m2 halinde parsellenmesine şiddetle karşıyız ve bir gecede meclisten arkadaşlarımızla beraber bir karar çıkardık. Meclisin büyük çoğunluğu bu kararı desteklerken maalesef 2 arkadaşımız karşı oy verdi. Çünkü buranın 5000 m2 halinde parsellenmesi ile bir rant elde edilmesi muhtemeldi. Ödemiş’te tekstilin bulunduğu alan gibi hepsi bir arada bulunan bu kadar büyük başka bir yer yok. Alacak olan arkadaşımız tamamına sanayi tesisi kuracaksa buyursun alsın. Olmadı ikiye bölelim 40000 m2 iki tane tesis kursun. Daha olmadı üçe bölelim. Ama yoğun istihdamlı doğrudan rant temin etmeyen kişisel rant olmayacak bir sanayi tesisi kurulsun. Biz bu kararı geçirince orayı alan olmadı. Bakın Ödemiş Belediyesini yöneten insanlar aptal değildir. Yoksa orayı 3 trilyona Belediye olarak biz alır, parseller parseller satardık. Yüksekokul anlamında umut halen var. Şunu da yapabilirdik; “İmar planı tadilatı ile burası okul alanıdır” der, geçerdik. Ama Ödemiş’e çok ciddi bir sanayi gelirse o imkanı da kapatmamış oluruz. Yani şu anda her iki alternatif içinde o yeri kullanma şansına sahibiz. Şu anda Kalkınma Bankası bu yerle ilgili olarak imar planı tadilatının iptali istemi talebiyle idare mahkemesine başvurdu. Muhtemelen Kalkınma Bankası kaybedecektir. Çünkü bizim yaptığımız iş doğrudur. Başta da söylediğimiz gibi biz Ödemişlinin malını çar çur ettirmeyiz. Burası da Ödemişlinin malıdır. 3 trilyonluk yerin parsellenerek satılması halinde 15-20 trilyon gibi bir rant elde edilebilir. Bu bakımdan insanlarımızın bunu bilmesinde fayda görüyorum.
MUSTAFA ALİ FIRTINA : Yerel anlamda ellerindeki imkanlar dahilinde Ödemişlilere hitap eden görsel, işitsel ve yazılı medyanın sizin hizmetlerinize katkıları veya kayıpları nelerdir?
A.MAHMUT BADEM : Medyamız sağ olsun bizimle birlikte yaptığımız şeyleri Ödemişlilere duyurmaya çalışıyor. Gerekli zamanlarda vatandaşı bilgilendirme amaçlı basın toplantıları da düzenliyoruz. Şuna bir kere yürekten inanıyorum; medya bizim de gözümüz kulağımız ama önce vatandaşın gözü kulağı çünkü vatandaşın doğru bilgilendirilmesi lazım. Daha önce çalıştığım kamu kurumunda da bu böyleydi. Biz sürekli medyayla iç içeydik. Hem yaptıklarınızın duyurulması hem de yanlışların bize intikali doğrultusunda medya çok ciddi bir kazanımdır. Karşılıklı saygı sınırları içerisinde burada çok iyi geçiniyoruz.
A.MAHMUT BADEM : Mutlaka vardır. Bakın tüm Belediye Başkanlarımız iyi şeyler yapmak üzere dönemlerinde yola çıkmışlardır. Ben şunu anlamakta güçlük çekiyorum. Örneğin Kültür Sarayı… Sayın Hüseyin SON Kültür Sarayına başlamıştır. O dönemde çok zorunlu bir ihtiyaçtır. Ondan sonraki dönemde bu devam ettirilmeliydi. Devam ettirilmemesi bir yanlıştır. Ancak bir başka ciddi yanlış var. Orada %10 - %15’lerde olan bir Kültür Sarayı inşaatı varken Kültür Bakanlığı’na arsa hibe ettirerek ikinci bir Kültür Sarayı alanı vermek. Çünkü Ödemiş Belediyesi arsa satın alıyor. Kültür Bakanlığı’na hibe ediyor. Bir tane yarım alanınız var. Siz yapacaksanız, yarımı bitiriver demezmisiniz? Doğru ve yanlış iç içe… Doğru, Hüseyin SON’ un projesidir. O gün için ihtiyaç var ve devam ettirilmesi lazım ama devam ettirilmemiş. Yanlış olan ise Ödemişlinin parasıyla arsa alıp Kültür Bakanlığı’ na hibe etmektir. Burası İstanbul mu? Burası on milyonluk şehir mi? Burası yetmiş bin nüfuslu bir şehir. Burada iki tane Kültür Sarayı inşaatı yapmak gereksiz. Düşünsenize iki tane sinemayı zor dolduruyoruz. Yapılacaksa, devlet birinciyi yapsaydı. Yapılan iyi şeyler de vardır. Mesela su tesislerinin (su alt yapısının) sayın Münir BEZMEZ tarafından projelendirilmesi, sayın Mehmet Eriş zamanında bitirilmesi ve bizim dönemimizde paraların ödeniyor olması gibi... Halende ödemeye devam ediyoruz. Ödemesi bize kaldı. Ancak o proje bu gün bitmeseydi, bugün yeni başlıyor olacaktık. Kent bu anlamda geri kalmış olacaktı. Buda mesela sayın Münir BEZMEZ’ de başlayan Mehmet Bey ile devam eden ve tarafımızdan da parası ödenen ciddi bir iş.
A.MAHMUT BADEM : Bu alan Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’nün yani bizim değil. Orayı biz emaneten kullanıyoruz. Daha kamulaştırmaları var. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü diğer yerleri de istimlak eder ise orası kentin yeni bir spor alanı, yeni bir stadyum gibi tam bir spor alanı olacak. Yine oranın hemen yanında şu an kömürcülerin bulunduğu yer ise okul alanıdır. Bir yatılı okul alanı var. Yani oraları okul dışında kullanılamaz. Dolayısıyla kamulaştırma bekliyor.
(Ödemiş Cephe Gazetesi'nin 28.11.2007 tarihli sayısında yayınlanmıştır.) |






ÖDEMİŞ SİZİNLE GURUR DUYUYOR…